Özgür
olmayan bir beyinden verim bekleyemezsiniz. Sadece para kazanmak amacını
dayattığın her insan, hayatın kör bir gözü ve sağır bir dili olurken
mankurtlaşmış bir soyu var etme girişiminden başka bir şey olmaz yapılanlar.
Sanatı, yeteneği ve ilgiyi görmezden gelmek, hakiki bir bilinç kaybı ve ağır
bir hayat vakasıdır. Özgür bir beyin gerçeğini kavrayamamak insanlığın bir
çeşit yasallaşmış hatası gibi bir şeydir. Bunu en can alıcı hâliyle
vurgulayanların ne yazık ki en talihsiz sıkıntılarla harap olduklarını
görüyoruz; çok üzücü. Doğanın bir yasası varsa toplumun da bin yasası var;
insanlar arası bir çarpışmaya meydan verse de mümkünü yok karşı gelemezsin,
gelmemelisin. Sıkıntılar değil mi yaratıcılığın temelini döşeyen? Sorunsuz bir
hayatı kim ciddiye alırdı? Toplum düzeni, aykırı bir düşünce ye itiyorsa insanı
bunu fenalığa çevirmemek, gürültü çıkarmamak ve salim kafayla yalnızca olumluya
yönelmek ve yöneltmek en doğru hareket konumunda sayılmalıdır. Kabullenmenin
etkisiyle kalkışılan bu “doğru” diye tanımladığımız girişimler er ya da geç
karşılığını bulacak ve insana, çalışmanın, sorgulama ve araştırmanın, üretmenin
önünü açacaktır. İşte insan doğasının beklenilen başarısı bu olacaktır. Maddi
kaynakları sağlamak, bu şekilde bir yolun başını tutanlara hem teoride hem de
pratikte kazandırdığı mutlulukla doğal olarak mümkün olacaktır. Hevesin doruk
yaptığı bir anda ortaya çıkan her bir ürün için yüksek başarı; engellenemez,
durdurulamaz ve büyümekten asla geri çevrilemez. Bunu kavramak, yasallaşmış her
fikrin ve alışılmış her zihniyetin uğradığı bilinç kaybından daha kıymetli ve
daha erdemlidir.
27 Haziran 2020
Gizem ULUKAN CEYLAN