8 Aralık 2020 Salı

 

            Okuyanın elinden almayacaksın kitabını! Çalmayacaksın o keyifli anlarını, bozmayacaksın huzurunu. İnsan olmak okumayı gerektirir; okumak isteği, insan olmak isteğiyle eşdeğer ve o isteğin direttiği bir şeydir. Alma o kitabı insanın elinden; bırak insan olsun hakkıyla. O kadar aranılır bir şey oldu ki “gerçek insan”, korkuyor kalpler ve birkaç meraklı kalabalık; ya kayıp giderse bu yaratı?

             Kıymeti unutmuş, hatta kıymet nedir bilmemiş “insan görünen” varlıklar; kaygısız, ruhsuz ve kalpsiz bir soy devam ettirecek ve tüm “gerçek insan” soyu, yok olmayla karşı karşıya gelmeyi göze alacak öyle mi? Kötülük kazansın, diyecek kadar kafayı yemedi bu yaratı! Bir imtihandır tüm çirkin fikrin insanları; iyileri parlatmak için bir bahane ve doğa parçasıdır. Âlim bir tabiatın sana sunduğu, hep bir kolaylık ve somut değerde güzellikler olsaydı, şükrü de unuturdun mücadeleyi de. Terlemek ve o teri silip tekrar yorulmayı göze almaktır hayat. Okumanın verdiği yorgunlukla gözlerindeki ağrıya rağmen vazgeçmediğin bu “insanlık doğası”, ne kadar da büyük bir fazilet, ne büyük şans.

            Okuyanın elinden alma o kitabı; telafisi olmayan belaya çarpar da kurtarıcı ararsın yanında, arkanda, sokakta, rüyanda! Hayrı ve dehayı öldüren bir şey varsa kendi elinle yaptığındır. Bu âlemin ne ile düzene girdiğini unutma. Dilini oku, dilini söyle ve düşüncelerine ilmi giydir. Basit bir kitap değildir okuduğun; bir dilin var olduğunu, o dilin hükmettiği yaşam biçiminin özünü kavramak fırsatıdır.

Gizem ULUKAN CEYLAN

           

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

  SANAT ÜZERİNE             Sanatı basitleştirmeyelim, sanat basit değildir. Sanatı basitleştirmek insanı basitleştirmektir. Onu yaratan,...